Kan Basıncını Kızıl Renk Yükseltir.

Kan Basıncını Kızıl Renk Yükseltir.
İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Heyecan ve duygu aralığını etkinleştirir, afrodizyak etkisi vardır. Sonuç olarak akupunktur noktaları enerji ve ışık bent kapakları olarak işlev görürler. Işık, vücuda, diğer yolların yanı sıra, akupunktur noktalarından girer ve organizmayı yine onlar aracılığıyla terk edebilir. Menoraji veya aşırı adet kanaması, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasının miktar olarak fazla olması ve kanamanın uzun sürmesidir. Meridyenlerimiz bu Çi’yi yönlendirebilirler. Tansiyonu Yükselten Besinler Yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk hastalarının tüketmemesi veya az tüketmesi gereken besinler listesinde sadece bir tür yemek ya da bir besin yer almıyor.

Tansiyonu kontrol edebilmek için; tuzu azaltmak, alkolü bırakmak, daha çok sebze ve meyve yemek, kızartma yiyeceklerden uzak durmak ve hamburger gibi fast-food ürünleri hayatınızdan çıkarmak gibi köklü uygulamalara gitmeniz gerekebilir. Her hipertansiyon hastası için geçerli bir kural olmamakla birlikte, tuz tüketiminin düşürülmesi çoğunlukla kan basıncını azaltmaya yardımcı olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Kalp Akciğer ve Kan Enstitüsü’ne göre (National Heart Lung and Blood Institute) günlük olarak tüketilmesi gereken tuz miktarı 2.4 gramdır. Önceden hazırlanmış çoğu gıda ürünü, konserve yemekler, ekmek, atıştırmalık ürünler ve daha pek çok besin tuz içermektedir. Bunun üzerine, yemeklere daha fazla tuz dökmek, çoğumuzun günlük önerilen 2.4 gram tuzun bir kaç kat fazlasını tüketmemize neden olmaktadır. Yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk şikayeti bulunanlara öncelikle günlük tuz tüketimini sınırlandırmaları, yemeklere hazırlanırken kullanılan tuz dışında tuz dökmemeleri önerilmektedir. Ayrıca hazır gıdalar yerine taze besinler tüketmek tuz alımını düşürmeye yardımcı olacaktır. Örneğin taze et, balık ve tavuk eti pişmiş, hazır halde satılan, pişirildikten sonra doldurulup paketlenen etlere göre daha düşük sodyum içerir. Yemeklerde tuz yerine daha sağlıklı alternatifler olan zencefil, fesleğen, tarçın, hindistan cevizi, maydanoz, kekik ve biberiye gibi baharatları kullanabilirsiniz. Hazır Gıdalar Hazır gıdaların yüksek oranda tuz içerdiğinden yukarıda bahsetmiştik, şimdi tansiyonu yükselten diğer olumsuz etkilerine bir bakalım. Yüksek kalori içeriğine rağmen besin değeri oldukça düşük olan fast-food gıdalar kilo almayı sağlıksız bir biçimde hızlandırabilir. Fazla kilo ve obezite ise diyabet, kalp rahatsızlıkları ve hipertansiyon riskini önemli oranda arttırmaktadır. Bu tip gıdaların tüketilmesi sadece hipertansiyondan korunmak için değil kolesterolü sağlıklı düzeylerde tutmak içinde önerilmemektedir. Alkol İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk hastaları alkol tüketimini kesinlikle azaltmalı ya da bırakmalıdır.

Bazı araştırmalar az miktarda alkol tüketiminin kan basıncını düşürdüğü yönünde sonuçlara sahip olmakla birlikte, aşırı alkol tüketimi kan basıncını direk olarak arttırarak hipertansiyonun tedavi sürecini olumsuz yönde etkiler. Yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk sinsi bir rahatsızlıktır ve tansiyonunuzu ölçtürene ya da yüksek tansiyona bağlı bir sağlık sorunu yaşayana kadar kan basıncınızın yüksek olduğunun farkında olamayabilirsiniz. Damarlarda veya kalpte önemli bir tahribata yol açmadan önce herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebilir. Tansiyonunuz yükseldikçe damarlara ve kalbe binen yük artmaya devam edecektir. Bundan korunmak için tansiyonunuzu belirli aralıklarla ölçtürün ve eğer yüksekse beslenme ve hayat tarzınızda yapacağınız değişiklerle normal seviyeler arasında tutun. Eğer sadece gıdalarla tansiyonu düşürmeniz mümkün değilse doktorunuz hipertansiyon için ilaç desteği önerebilir. Uzmanlar sonunda tuzun kan basıncını yükseltmesinin sebebini keşfetti. İşin ilginç yanıysa 16 yıl önce uzay yolculukları sırasında yapılan bir deneyin çözüme önayak olması Alman astronot Reinhold Ewald 1997 yılında uzayda hem bir bilim adamı hem de denek olarak üç hafta geçirdi. Ewald yer çekimsiz ortamda metabolizmada yaşanan değişiklikleri kayıt altına alabilmek için uçuştan başlayarak geri dönüşünden iki hafta sonrasına kadar yiyip içtiği her şeyin notunu tuttu. Ewald “Uçuş sırasında kontrollü bir şekilde gıda ve içecek tüketmeye ve bunları kayıt altına almaya büyük özen gösterdim. Daha sonra vücudumdaki tuz seviyesinde dünya üzerinde veya tıp kitaplarından alışık olunmayan bir farklılık keşfedildi” şeklinde konuşuyor. Astronotun kan değerlerindeki farklılıklar ile tükettiği gıda ve içecekler karşılaştırıldı.

Sonuçta Reinhold Ewald’ın vücudunda uzay yolculuğu sırasında yüksek miktarda tuz biriktiği tespit edildi. Ewald’ın vücudunda sağlıklı bir İnsanın yaklaşık 6 litre vücut sıvısında bulunabilecek kadar fazladan tuz birikmişti. Ancak Ewald’ın kilosu değişmemişti. ‘Vücut çok daha karmaşık çalışıyor’ Rupert Gerzer gibi Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin birçok çalışanı tuzun vücutta çözündüğünü, fazla tuzunsa böbrekler üzerinden idrar yoluyla dışarı atıldığını düşünüyordu. Ancak yapılan deney İnsan vücudunun çok daha karmaşık bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor. Konuya açıklık getirmek için bir sonraki deney öğrenciler üzerinde yapıldı. Araştırmacılar bir grup öğrenciye normalde gıda ve içecekler yoluyla aldıklarından çok daha fazla tuz yükledi. Ewald “Denek olarak kullanılan ve karantinada tutulan zavallı spor öğrencileri… Ancak çabalar sonuç verdi. Sadece vücut sıvısındaki tuz miktarının ve kan basıncının yükselmediği; tuzun bağışıklık sistemi, kemik üretimi ve kemik erimesinde de payı olduğu tespit edildi” açıklamasını yapıyor.

Reinhold Ewald ile aynı deneyimi yaşayan deneklerin de vücutlarında tuz birikti ve tansiyonları yükseldi. Nasıl bir yol izliyor? O dönemde Berlin’de tıp eğitimi alan Jens Titze tuzun vücuttaki işleyişinden öyle etkilenmiş ki, moleküler etki mekanizmasını daha ayrıntılı şekilde anlamaya merak salmış. Profesör Titze bugün Erlangen Üniversite Kliniği’nde bu konuda yapılan bir araştırmanın başında bulunuyor. Titze çalışmaları sayesinde tuzun vücutta nasıl bir yol izlediğini anlamayı başardı. Bu konuda en önemli rolü bir çeşit akyuvar olan makrofajlar üstleniyor. Makrofajlar deri altındaki tuz ve sodyum miktarını ölçüyor. Titze “Bir akyuvar popülasyonu olan makrofajlar tuzla özel olarak ilgileniyor. Deride fazla sodyum depolandığında derideki lenf kılcal damarları üzerinden sodyumu taşıyor” diyor. Makrofajlar bunun için lenf sistemine yani vücut sıvısını taşıyan damarlara genişlemeleri için onu uyaran kimyasal bir haberci salgılıyor. Ancak tüm akyuvarlar makrofajlar gibi tuzla büyük bir uyum içinde çalışmıyor. Makrofajlar ve T hücreleri Jens Titze “Başka bir akyuvar popülasyonu olan T hücreleri aynı şartlar altında tuzla karşılaştıklarında vücut dokularına zarar veriyor. Bu elbette büyük bir felaket ve buna otoimmünite deniyor” açıklamasını yapıyor. Herhangi bir organizmanın bağışıklık sisteminin kendi protein ve dokularına karşı immün yanıt oluşturmasına “otoimmünite”, bu yanıt sırasında oluşan antikorlara ise “otoantikor” adı veriliyor. Organizmanın kendi yapılarına karşı otoantikorlarla saldırıya geçmesi ise dokularda bozulmaya sebep oluyor. Kısacası çok fazla tuz tüketenler sadece yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk gibi rahatsızlıklara yakalanma risklerini artırmıyor.

Fazla tuz, örneğin MS yani multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklarda hastalığın seyrini de ağırlaştırabiliyor. Ancak bu alanda daha yanıt bekleyen birçok soru var. Örneğin ileri yaşlardaki İnsanların normal beslenseler de neden deri altında fazla tuz depoladıkları hâlâ açıklık kazanmış değil. Alman astronot Reinhold Ewald 1997 yılında uzayda hem bir bilim adamı hem de denek olarak üç hafta geçirdi. Ewald yer çekimsiz ortamda metabolizmada yaşanan değişiklikleri kayıt altına alabilmek için uçuştan başlayarak geri dönüşünden iki hafta sonrasına kadar yiyip içtiği her şeyin notunu tuttu. Ewald “Uçuş sırasında kontrollü bir şekilde gıda ve içecek tüketmeye ve bunları kayıt altına almaya büyük özen gösterdim. Daha sonra vücudumdaki tuz seviyesinde dünya üzerinde veya tıp kitaplarından alışık olunmayan bir farklılık keşfedildi” şeklinde konuşuyor. Astronotun kan değerlerindeki farklılıklar ile tükettiği gıda ve içecekler karşılaştırıldı. Sonuçta Reinhold Ewald’ın vücudunda uzay yolculuğu sırasında yüksek miktarda tuz biriktiği tespit edildi. Ewald’ın vücudunda sağlıklı bir İnsanın yaklaşık 6 litre vücut sıvısında bulunabilecek kadar fazladan tuz birikmişti. Ancak Ewald’ın kilosu değişmemişti.’Vücut çok daha karmaşık çalışıyor’ Rupert Gerzer gibi Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin birçok çalışanı tuzun vücutta çözündüğünü, fazla tuzunsa böbrekler üzerinden idrar yoluyla dışarı atıldığını düşünüyordu. Ancak yapılan deney İnsan vücudunun çok daha karmaşık bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor. Konuya açıklık getirmek için bir sonraki deney öğrenciler üzerinde yapıldı. Araştırmacılar bir grup öğrenciye normalde gıda ve içecekler yoluyla aldıklarından çok daha fazla tuz yükledi. Ewald “Denek olarak kullanılan ve karantinada tutulan zavallı spor öğrencileri…Ancak çabalar sonuç verdi. Sadece vücut sıvısındaki tuz miktarının ve kan basıncının yükselmediği; tuzun bağışıklık sistemi, kemik üretimi ve kemik erimesinde de payı olduğu tespit edildi” açıklamasını yapıyor. Reinhold Ewald ile aynı deneyimi yaşayan deneklerin de vücutlarında tuz birikti ve tansiyonları yükseldi. Herhangi bir İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk ölçümünde kan basıncınız azıcık yüksek çıkarsa hemen telaşlanmayın. Biz doktorlar kan basıncınızın 140/90 mm/Hg’nin altında olmasını, hatta 130/85 mm/Hg’yi geçmemesini isteriz ama kan basıncında geçici yükselmelere yol açabilen pek çok durum var ve bunlardan en önemlisi aşırı stres. Stres kontrolü yetersiz, duygusal durumu değişken kişilerde en basit bir ruhsal travma, endişe, korku ve heyecan kan basıncını bir hayli yükseltebiliyor. “Beyaz önlük hipertansiyonu” olarak bilinen durum, “stres-hipertansiyon” ilişkisine güzel bir örnek. Bazı kişiler tansiyonlarını ölçmek için kendilerine yaklaşan doktor, hemşire, eczacı ya da başka bir sağlık görevlisini görür görmez -farkına varmadan- telaşlanıp strese giriyor, korkup endişeleniyor. Bu durum (özellikle doktor muayenelerinde, hastane polikliniklerinde ve eczanelerde yapılan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk ölçümlerinde) sık rastlanılan bir probleme, ani ama geçici kan basıncı yükselmelerine sebep oluyor. Bu tip heyecanlı, telaşlı kişilerde tansiyonun birden bire fırlamasına yol açan şey yalnızca doktor-hemşire-eczacı olmayabiliyor. Bazı kişiler evde kendi kendilerine ve çocuklarına veya işyerinde arkadaşlarına ya da yardımcılarına yaptırdıkları kan basıcı ölçümlerinde bile gereksiz yere aşırı heyecana kapılabiliyor. ,

GLA’nın fazlası zararlı mı? Uygun dozlarda faydalanıldığında sağlığa yararlı olabilen omega-6 yağlarından biri de “gama linoleik asit”tir. Gama linoleik asit, özellikle çuha çiçeği tohumu yağlarında bol miktarda bulunuyor. Daha önceleri hodan tohumundan da elde ediliyordu ama şimdilerde daha çok çuha çiçeği tohumundan elde edileni tercih ediliyor. Özellikle cilt yaşlanmasını geciktirme, cildi nemlendirme, sıkılaştırma ve hormonal dengeyi destekleme söz konusu olduğunda GLA 35 yaş sonrası kadınların faydalanabilecekleri doğal desteklerden biri olarak gösteriliyor. Bilhassa sık sık dışarıda yemek zorunda olan, fast food besinler tüketen, kırmızı et ağırlıklı beslenen, şeker yoğunluğu yüksek yiyecekleri sevenlerin GLA’dan destek olarak faydalanmaları doğru olabilir. GLA’nın özellikle yangısal süreçleri baskılaması nedeniyle de önemli bir orta yaş desteği olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte GLA’dan faydalanmayı düşünüyorsanız, diğer besin desteklerinde olduğu gibi doktorunuza danışmalısınız. Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ya da diğer tanımıyla yüksek kan basıncı, kan damarlarının yüzeyinde aşırı basınca neden olan kronik bir sağlık sorunudur. Genetik mirasınız yüksek tansiyonun nedeni olabilir ancak hipertansiyon daha çok kötü beslenme, fazla alkol tüketimi ve fiziksel aktivite eksikliğinde görülür. Yüksek tansiyonun neden olduğu kalp krizleri tüm dünyada başlıca ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Tansiyonu yükselten yiyeceklerden uzak durarak ve sağlıklı bir beslenme programına sadık kalarak, sorunun daha ciddi hastalıklara yol açmasını engelleyebilirsiniz.

Kan basıncında bu durumda da beklenmedik yükselmeler ortaya çıkabiliyor. İşin kötüsü,Kalp ve damar sağlığında kan basıncını yükselten tansiyon kromoteraxpi kızıl renk faydasıyla birlikte tansiyonyüksekliği var korkusuyla telaş, endişe hali daha da artıyor, 3-5 dakika sonra yapılan yeni ölçümlerde değerler daha da yüksek bulununca ortalık iyice karışıyor!Ne Yapmalı? Böyle durumlarda yapılması gereken, bir “hipertansiyon merkezi” ile temas ederek kan basıncı yüksekliği yönünden iyi bir incelemeden geçmek. Çünkü bu tür İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yükselmelerinin arka planında bazen başlangıç halinde bir hipertansiyon bulunabiliyor. Hatta sadece heyecana bağlanan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk artışlarının da aslında daha önce gözden kaçmış bir hipertansiyon halinin ilk işareti olduğu saptanabiliyor. Özellikle 40 yaş ve sonrasında herkesin yılda 3-5 kez kan basıncını kontrol ettirmesinde fayda var. Özellikle kilo sorunu olanların, şeker hastalarının, kan yağlarında dengesizlik, damar sertliği, kalp problemi bulunanların, gut hastalarının, ailesinde hipertansiyon sıklığı yüksek olanların bu kontrolleri 3-5 ayda bir yaptırmaları gerekiyor.

Çünkü hipertansiyon hekimler tarafından “sessiz katil” olarak tanımlanıyor. Bunun nedeni herhangi bir belirti vermeden işini sinsice görebilmesi, gözde, böbreklerde, beyinde ve kalpte ciddi sağlık problemlerine yol açabilmesi.. Haberiniz olmadan yıllarca yüksek bir kan basıncına sahip olarak yaşayabilirsiniz. Toplumumuzun neredeyse -yetişkin nüfusun- dörtte birine yakınında hipertansiyon olduğu belirtiliyor. Ve ne yazık ki bu kişilerde belirti ve bulgular kan basıncı çok ileri evrelere ulaşıncaya kadar, hatta yaşamı tehdit eden problemler ortaya çıkana dek gözden kaçabiliyor. Zaten bu nedenle çoğu hipertansiyonlu hiçbir şeyin farkına varmadan, aramızda kendisini sağlıklı zannederek dolaşıyor. Bir çalışmaya göre hipertansiyonluların neredeyse yarısı böyle bir sorunu olduğunu bilmiyor. Baş ağrıları, yorgunluklar, aşırı terleme, çarpıntı, göğüs sıkıntısı, kas krampları, sık idrara çıkma gibi belirtiler hipertansiyonla birlikte görülebilir ama hipertansiyon sorununun belirti vermeden ilerleyen bir sağlık sorunu olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Hipertansiyonlu biri olup olmadığını anlamanın tek bir yolu vardır, o da kan basıncı ölçümleridir. Tüp bebekte tek embriyo dönemi Yurdumuzda, tüp bebek uygulamalarına yönelik yeni bir yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Buna göre 35 yaş altındaki kadınlara ilk iki deneme için rahim içine tek embriyo transferine izin verilmektedir. ıki deneme sonrası gebelik olmazsa, sonraki denemelerde 2 embriyo transferine izin verilmektedir. 35 yaş üzerindeki kadınlara ise iki embriyo transferine izin verilmektedir. Önceden her yaş grubuna 3 embriyo transferine izin veriliyordu. şimdiki yönetmelikte amaçlanan, çoğul gebeliklerin önlenmesi ve dolayısıyla prematüre yoğun bakım ve erken doğuma bağlı sorunların önlenmesidir. Tek embriyo transferiyle gebelik oranları azalacağından, deneme sayılarının artacağı tahmin edilmektedir. Teknolojideki ilerlemeler ve merkezlerin tek embriyo konusunda tecrübelenmesi ile gebelik oranlarının daha iyileşeceği umut edilebilir. Aynı yönetmelikte, zorunlu haller (kanser, radyo-kemoterapi alınacak olması gibi) dışında sperm ve yumurta dondurulması da kesinlikle yasaklanmıştır. Tüp bebek yaptırmaya karar vermeden önce, hekiminizle mevcut durumu iyice konuşup anlamanız gerekmektedir.

Nasıl bir yol izliyor? O dönemde Berlin’de tıp eğitimi alan Jens Titze tuzun vücuttaki işleyişinden öyle etkilenmiş ki, moleküler etki mekanizmasını daha ayrıntılı şekilde anlamaya merak salmış. Profesör Titze bugün Erlangen Üniversite Kliniği’nde bu konuda yapılan bir araştırmanın başında bulunuyor. Titze çalışmaları sayesinde tuzun vücutta nasıl bir yol izlediğini anlamayı başardı. Bu konuda en önemli rolü bir çeşit akyuvar olan makrofajlar üstleniyor. Makrofajlar deri altındaki tuz ve sodyum miktarını ölçüyor. Titze “Bir akyuvar popülasyonu olan makrofajlar tuzla özel olarak ilgileniyor. Deride fazla sodyum depolandığında derideki lenf kılcal damarları üzerinden sodyumu taşıyor” diyor. Makrofajlar bunun için lenf sistemine yani vücut sıvısını taşıyan damarlara genişlemeleri için onu uyaran kimyasal bir haberci salgılıyor. Ancak tüm akyuvarlar makrofajlar gibi tuzla büyük bir uyum içinde çalışmıyor. Makrofajlar ve T hücreleri Jens Titze “Başka bir akyuvar popülasyonu olan T hücreleri aynı şartlar altında tuzla karşılaştıklarında vücut dokularına zarar veriyor. Bu elbette büyük bir felaket ve buna otoimmünite deniyor” açıklamasını yapıyor. Herhangi bir organizmanın bağışıklık sisteminin kendi protein ve dokularına karşı immün yanıt oluşturmasına “otoimmünite”, bu yanıt sırasında oluşan antikorlara ise “otoantikor” adı veriliyor. Organizmanın kendi yapılarına karşı otoantikorlarla saldırıya geçmesi ise dokularda bozulmaya sebep oluyor. Kısacası çok fazla tuz tüketenler sadece yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk gibi rahatsızlıklara yakalanma risklerini artırmıyor. Fazla tuz, örneğin MS yani multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklarda hastalığın seyrini de ağırlaştırabiliyor. Ancak bu alanda daha yanıt bekleyen birçok soru var. Örneğin ileri yaşlardaki İnsanların normal beslenseler de neden deri altında fazla tuz depoladıkları hâlâ açıklık kazanmış değil. Potasyum, sodyumla birlikte hücre içi ve dışında sıvı ve mineral dengesinin sağlanmasına, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur ve besinlerin hücre içine geçişini sağlar. Kalbimizin ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır. Böbrek bozuklukları da aşırı potasyum kayıplarına neden olabilir. Yetersizlik durumlarında güç kaybı, iştahsızlık, mide bulantısı ve halsizlik görülür. Hipertansiyon tedavisinde ek potasyum kullanılması gerekebilir. Yetişkinlerin hipertansiyondan korunmak için günde 2000 – 3500 mg potasyum alması önerilir. Potasyum balık, tavuk, taze et, birçok sebze (özellikle patates) ve meyvelerde (muz, kayısı, turunçgiller) bulunur. Az işlem görmüş besinlerin potasyum miktarı daha fazladır. Sodyum ise vücut sıvı dengesinin kontrol edilmesine, kalp kası da dahil tüm vücut kaslarımızın gevşemesine, sinir uyarılarının iletimine yardım eder. Vücuttan sodyum kaybı aşırı ishal ve terleme yolu ile olur. Sodyum atımında bozukluklar görülen bazı böbrek hastalıklarında aşırı alım vücutta su tutulmasına ve ödeme neden olabilir. Tuza karşı hassasiyeti olan bireylerde, kan basıncında artış görülebilir. Sağlıklı bireylerin gereksinimlerini karşılayacak yeterli ve güvenli sodyum miktarı her ne kadar 500 mg olarak belirlenmiş olsa da bireylerin tükettiği düzey bundan daha yüksektir. Dörtte bir tatlı kaşığı tuz 500 mg sodyum içerir. Fazlası zarar Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Fazla tuz tüketiminin de yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) ile ilişkili olduğu daima dikkate alınmalıdır. Fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atımını artırır. Bu durum kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Soya fasulyesi, besin öğeleri açısından hayvansal kökenli proteinlere en yakın olan yağlı tohumdur. Soyada; potasyum, B1 vitamini, B2 vitamini, niasin, piridoksin, pantetonik asit, biotin, A vitamini, C vitamini, inositol, folik asit, E vitamini ve K vitaminleri, östrojenden yaklaşık olarak 1000 kat daha az östrojenik güce sahip olan maddeler bulunur. Kolesterolü düşürür. İnek sütüne alerjisi olanlar soya sütü ve ürünleri tüketebilirler. Tüm bu faydaları bilinen soya, aşırı tüketiminde besinlerden aldığımız çinkonun biyoyararlılığını azaltır. Böbrekler sodyumu su ve elektrolitler arasındaki dengeyi sağlamak için kullanır. Sodyum suyun vücutta tutulması için önemlidir. Ama bu özelliği birtakım sorunları da beraberinde getirir.

Vücuttaki Su ve Sodyum Erkek vücudunun %60’ı sudan oluşur. Kadınlarda bu oran biraz daha azdır. Su hem hücre dışında, hem de hücre içindedir. Vücutta belli miktarda su vardır, ama fazla su da tehlikeli olabilir. Böbrekler sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri dengeyi sürdürmek için kullanır. Su hücre zarı boyunca sodyumun daha yoğun olduğu yere hareket eder. Her böbreğin filtreleme sistemi vardır. Buralarda su dışarı çıkar veya içeri girer. Atık ürünler ve fazla su kandan süzülerek, idrarla dışarı atılır. Vücut fonksiyonları için gerekli sodyum da, dolaşım sistemine geri döner. Tüm süreç oldukça kompleks olsa da, şu şekilde özetlenebilir. Vücutta artan sodyum, hücre içindeki ve kan damarlarında dolaşan suyun artması anlamına gelir. Artan su da kan basıncının yani tansiyonun yükselmesine neden olur. İnsanlar sodyumu yiyeceklerdeki tuzla alırlar. Çoğu İnsan idrarla birlikte fazla sodyumu dışarı atar. Ayrıca sodyum ve su terlemeyle de vücuttan uzaklaştırılır. Ama İnsanların %20’si sodyumun vücutta tutulmasına neden olan genetik bir karakteristiğe sahiptir. Bu da suyun vücutta tutulmasına neden olur. Böylece kan basıncı yükselir. Tuz yemek ayrıca susamaya neden olacağı için, daha fazla su içme eğilimi getirir. Aşırı tuz vücutta dolaşan sıvının gerekenden fazla olmasına sebep olur. Bu da kan damarı duvarlarındaki basıncın artması anlamına gelir. Yükselen basınçta duvarlar kalınlaşır ve daralır. Kalp kanı ulaştırmak için daha fazla pompalamak zorunda kalır. Kalp kasları artan bu yük nedeniyle genişler ve her kasılmanın gücü şiddetlenir. Artan basın kan damarlarına ve böbreklerdeki filtreleme sistemine hasar verir. Böylece kan basıncı yani İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yükselir. Ne Kadar Tuz? Günde 5 gram tuzdan fazlası zararlıdır, bu da 2300 mg sodyum anlamına gelir. Tuz 1500 mg’ın altına da düşmemelidir. Bir yemek kaşığı tuz 2400 mg civarında sodyum içerir. Hazır ürünlerde tuz oranı genelde yüksektir. Yüksek tansiyonu olan kişilerin hazır yiyecekler tüketimine özen göstermesi gerekir. Yüksek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk ciddi sorunlar doğurabilecek bir durumdur. Tansiyon hastalarının hem diyetlerinde değişikliğe, hem de ilaca ihtiyacı vardır. Eğer yüksek tansiyona sahip olduğunuzu biliyor ya da düşünüyorsanız, tansiyonunuzu düzenli ölçtürerek kontrol etmelisiniz.

Hipertansiyonun başlıca nedenleri arasında beslenme alışkanlıklarımızın geldiği biliniyor. Yediğimiz besinler bu kadar önemliyken hangilerinin tansiyonu yükselttiğini bilmek kan basıncı değerini kontrol altında tutabilmemiz açısından önemli. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yükselten yiyecekler arasında ilk sıraları tuz ve tuzlu yiyecekler, şeker ve şekerli içecekler, tatlılar ve doymuş yağ oranı yüksek yağlar. Bunlar dışında alkol ve kafeinli kahve tüketim sıklığı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yükselten faktörler arasında. Kafein: Kafein sadece kahvede bulunmuyor. Çikolata, kolalı içecekler ve yiyeceklerde kafein var. Kafein vücudun adrenalin salgılanmasına ve dolayısıyla kan basıncının yani tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Kafeinsiz kahve tüketmek, şekerli kolalı içeceklerden uzak durmak ve çikolatayı kararında yemek tansiyonu dengelemek için önemli. Sodyum: Sofra tuzu İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yükselten nedenlerin en önemlilerinden biri çünkü neredeyse tükettiğimiz tüm yemeklerde var. Tuzu tansiyonunuz yüksek olsun olmasın azaltmanız gerekiyor. Marketlerde düşük sodyumlu tuzlar bulabilirsiniz. Tuzun en yoğun olarak kullanıldığı gıdalar arasında fastfood ürünleri olduğunu unutmayın. Şeker: İşlenmiş olarak alınan şekerin büyük bir kısmı vücudumuzda yaş olarak depolanıyor ve bu da tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Meyvelerde bulunan doğal şekerin ise İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk üzerinde neredeyse hiç etkisi yok. Bu yüzden ihtiyaç duyduğunuz şekeri tatlılardan, şekerli içeceklerden ya da çayınıza koyduğunuz şekerden değil de taze mevsim meyvelerinden almalısınız. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Yükselten Yiyecekler Listesi (Bu listedekilerle sınırlı değil) Unutmayın tansiyon değerleriniz uzun süre yüksek olursa felç, kalp krizi, göz hastalıkları, böbreklerin iflas etmesi ve beyin hasarları gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

fakat bu işin en zor kısmı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanının ölçülememesidir. 80 millilitre üzerindeki kanama fazla kabul edilir,kanamanın ölçülmesi için bir takım uygulamalar var pedin tartılması ve sayısı gibi ama aşağı yukarı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk in daha önceki adetlere göre daha fazla olması ve kansızlığa yol açması sorun olduğunu gösterir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması nasıl durdurulur, tıp dilinde menoraji olarak da bilinen aşırı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması, adından da anlaşılacağı üzere İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanı miktarının normalden fazla gelmesi durumudur. Bir adet kanaması döneminde kanama miktarının 60-80 ml’den fazla olması aşırı adet kanaması olarak adlandırılabilir. Kadınların büyük çoğunluğu 30 ila 40 ml kan kaybederler. Aşırı adet gören kadınların %40 ila 60’ında temelde başka bir olumsuz neden yoktur. Genelde rahim ağzı ve rahim içi polipleri, endometriozis, myomlar, spiral, pıhtılaşma bozuklukları gibi rahatsızlıklar da aşırı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk görmeye sebebiyet verebilir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması nasıl azaltılır sorusunun yanıtına gelelim şimdi de. Adet kanaması tedavisinde önce altta yatan ciddi bir sebep olup olmadığının araştırılması gerekir. Eğer böyle bir belirti yahut bulgu yoksa ilaç tedavisi yapılır. Aşırı adet görmede ameliyatla tedavi, progesteron iğneleri, doğum kontrol hapları, traneksamik asit, hormonlu spiraller ve buna benzer yöntemler aşırı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması nasıl kesilir sorusuna verilecek yanıtlardır. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasını kesen ağrı kesiciler var mıdır ve kullanımı sağlıklı mıdır bir de bu kısmına bakalım. Kadınların büyük bir kısmı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk dönemlerini hayli sancılı geçirir. Çoğu kez sıcak su torbaları, sıcak içecekler, istirahat de yetersiz kalır. Böyle durumlarda ağrı kesiciler imdada koşar. Ama bazı ağrı kesiciler İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk sancısını keserken aynı zamanda adet kanamasını da azaltır hatta keser. Bu da kadınların İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk düzeni için son derece zararlıdır. Bu ağrı kesiciler içinde en bilineni Majezik adlı ilaçtır. Sadece baş ve diş ağrılarına değil, eklem ve İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk sancılarına da iyi gelen majezik, çok az bir oranda da olsa adet kanamalarını azaltır ama bu ker kadında aynı etkiyi gösterecek diye bir kural yoktur. Zaten kanamanın şiddet ve miktarı azalsa da regl periyodu diğer ay kendini dengeler.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması çok yoğun olan kadınlar, özellikle seyahat, spor ve günlük aktivitelerini etkilememesi için adet kanamasının kesilmesini yahut en azından azalmasını ister. Böyle bir durumda ağrı kesicilerden medet umulur. Gerçekten de Parol, Majezik, Arveles gibi ağrı kesicilerin İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasını bir miktar kestiği bilinmektedir. Ama bu oran kimi kadında fazla, kimi kadında ise azdır. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasını henüz başlamadan kesmek isteyenler için Primolut – N isimli ilaç kesin çözüm sağlar. Kutsal toprak ziyaretlerine, tatile, denize, havuza gidecek olan kadınlar bu günlerin İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk dönemleriyle kesiştiğini gördüklerinde ama tabii ki hekime danışmak koşuluyla Primolut-N kullanabilir. Ama bu tür ilaçlar hormon içerdiği için kullanımı alışkanlık haline getirilmemeli, çok mecbur kalınırsa yılda en fazla 1 defa kullanılmalıdır. Kadınlar başlayan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk nasıl durdurulur sorusunu da sıkça sorarlar. Düzensiz adet gören kişilerin; balayı, seyahat, tatil, hac, umre gibi sosyal hayatla ilgili etkinlikleri ve planları suya düşer. Bunun için doğum kontrol hapı kullanılabilir. 21 tablet bittikten sonra ara vermeksizin ikinci kutuya başlamak İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk i kesebilir. Ama elbette bu yöntemler hekime danışılmadan ve sürekli hale getirilmeden yapılmalıdır.

Aşırı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kanamasına Bitkisel Çözüm İlaçlar dışında faklı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk durdurma yolları da vardır. Doğal ve bitkisel yöntemlerle İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasını azaltmak mümkündür. Bu doğal ürünleri sayacak olursak; demirhindi, kişniş tohumu, portakal suyu, nane ve Bektaşi üzüm suyu, brokoli suyu-elma suyu karışımı, turp rendesi ve ayran karışımı, kabak, papaya, rezene, karabuğday, karnın üzerine buz kalıbı koymak, elma sirkesi, tarçın, kekik çayı gibi doğal bitki ve otlar da İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk durdurma yolları arasında sayılabilir. Bunun dışında kırmızı ahududu, kırmızı biber, karakafes yaprakları, yeşil yapraklı sebzeler; magnezyum açısından zengin olan avokado, yulaf, fındık, kabak, karpuz, bitter çikolata tüketmek ve bel bölgesine Hindistan cevizi yağı ve zeytinyağı ile masaj yapmak da İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması nasıl durdurulur bitkisel çözümler içinde sayılabilir tüm kanamaların İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması olmadığını belirterek, “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında 3 kez fazla kanamayı işaret etmektedir. Normal sınırlarda gözükmesine rağmen böyle bir durum da normal kabul edilmemelidir. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır” dedi.

Normal İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasının 21 ila 35 günde bir görülen, yedi günden az süren ve toplamı 80 ml‘den az olan kanama olarak tanımlandığını, anormal kanamanın ise herhangi bir neden olmadan, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamalarının düzensiz olması veya durmayan uzun süreli kanama olduğunu söyledi. Anormal vajinal kanamalardan bahsederken öncelikle kadınlardaki İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk döngüsünün tam olarak bilinmesinin uygun olacağını belirten Zorlu, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması olarak dillendirilen her türlü vajinal kanamanın aslında düzenli bir hormonal döngünün belirtisi olduğunu ifade etti. Zorlu, “Gerçek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması düzenli ve ovulasyonu (yumurtlamayı) takip eden kanamalardır” dedi. Herkesin kendi normal seviyesi olduğu ve kişiler arası farklılıklar olabileceğinin de akılda tutulması gerektiğini hatırlatan Zorlu, şöyle devam etti: “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında 3 kez fazla kanamayı işaret ederken bizler için normal sınırlarda gözüküyor. Böyle bir durum da normal kabul edilmemeli. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır. Yani tüm kanamalar İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanaması değildir. Her normal adet kanamasının önünde bir yumurtlama olmalıdır. Yani üreme adetle değil, yumurtlama ile başlar. Her menstruasyonun önünde bir ovulasyon vardır.”

Zorlu Fonksiyon bozukluğu sonucu olan kanamalar nelerdir? “Disfonksiyonel uterin kanama” adından fonksiyon bozukluğu veya fonksiyonlarda sapma akla gelmektedir. Dolayısı ile bu kanamalar herhangi bir patoloji olmadan anovulasyona bağlı yani yumurtlamamaya bağlı oluşan rahim içi dokunun (endometrial) kanama bozukluklarını ifade eden bir terimdir. “Anormal uterin kanama” ve “Disfonksiyonel uterin kanama” terimleri birbirinin yerine kullanılmaktadır. Çünkü gebelik sorunları, tümörler veya enfeksiyonlar da dahil rahim ağzından (servikal), uterin veya tüplerden kaynaklanan patolojileri ayırt etmek gerekir.

Disfonksiyonel kanamalarda sakıncalar oluyor? Disfonksiyonel kanamalar anovulasyonlu olduğundan çatlamayan yumurtalar kistleşme yapmış olabilir ve bunun sorunları ortaya çıkabilir. Kist yırtılması veya etrafında dönmesi olabilir. Bunların yoğun ve şiddetli sancıları olabilir. Bazen kist içine kanama (hemorajik kist) yapabileceği veya karın içine kanama olup sıkıntılara neden olabileceği akılda tutulmalı. Yumurtlamanın sık olarak aksadığı hallerde fonksiyonel kistlerin tekrarlayarak oluşu dışında sadece östrojenik etkinin yani progesteron ile karşılanmamış östrojenin rahim içindeki dokuya yaptığı büyütücü etkinin uzun süreli devamında kötü huylu hastalıkların da gelişimi söz konusu olabilmekte. Böyle uzun süreli anovulasyonun polikistik over sendromu olan hastalarda görülme olasılığı daha fazladır. Bu hastalarda görülen seyrek İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk veya amenore dönemleri riski yaratmaktadır ve muhakkak progesteron ile karşılanması gerekir. Bu hastalar menopoza yakın dönemde iseler biyopsi almak uygun olacaktır. Genç ve bebek isteyen hastalarda ise yumurtlama sağlayıcı ajanlarla infertilite sorunu halledilmelidir.

Ergenlik döneminde düzensiz olan kanamalar nasıl halledilir? Ergenlik döneminde ilk akla gelecek olan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk düzeninin oturmadığı ve yumurtlamanın eksik kalması olmalıdır. Çünkü ilk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk sonrası 2 yılda anovulasyon %60-90 oranında karşımıza çıkar. Ancak 5. yıl sonunda bu oran %20-30 civarına iner. Bu sıklıkla yeni olgunlaşan beyin üst merkezlerindeki yetersizlik sonucu olur. Bunun yanı sıra başka sistemik hastalıklar veya hormonal bozuklukların da olabileceği akılda tutulmalı. Tabii bütün kanamalar yumurtlama olmamasından kaynaklanmaz. Bazılarında yumurtlama esnasında hafif kanaması olan hastalarda vardır. Buna “mittel-schmerz” denir ve bazen ufak bir ağrıda buna eklenir. Ayrıca yine bazı kadınlarda İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk öncesi lekelenme de olabilir ve bu adetten sayılmamalıdır, normal olarak kabul edilmelidir.

Fonksiyon bozukluğu dışında neler olabilir? İlk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk görülmeye başlandığı genç kızlık dönemlerinde tümörler, vajinal travmalar, yabancı cisimler, enfeksiyöz değişikliklere bağlı kanamalar mutlaka ayırt edilmeli ve bunun sonucuna göre ovulasyon bozukluğu ve disfonksiyonel kanama denmeli. Daha ileri yaşlarda ise rahim içi dokunun ileri derecede kalınlaşması (hiperplazi), polipler ve sıklıkla myomlar akla gelmeli ve bunların yokluğunda anovulasyona bağlı kanamalar düşünülmelidir. Nadirde olsa yine tümörler akılda tutulmalıdır çünkü böyle bir olayın varlığının atlanması katastrofik sonuçlar doğuracaktır. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk lerin tamamen kesildiği menopoz sonrasında ise disfonksiyonel kanama olmaz çünkü zaten fonksiyonlar durmuştur. Bu dönemde sıklıkla hormon replasmanı yapılıyorsa buna bağlı kanamalar, doku zayıflığına bağlı kanamalar (atrofi) veya tümörler karşımıza çıkar.

Başka neler akla gelir? Muhakkak hormonlar bakılırken tiroid fonksiyonları değerlendirilmeli ve bozukluk mevcut ise düzeltilmeli. Bu sıklıkla hipotiroidi hastalarında olur ama bazen hafif bozukluklarda dahi olabilmektedir. Prolaktinomalar veya diğer hipofiz adenomlar da hormonal dengeyi alt-üst eder ve anovulasyon yaratır. Bunların yanında enfeksiyonlarda az veya çok kısa veya uzun süreli kanamalar olabilir. Endometriozis olgularında da İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasının fazla olması veya İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk öncesi lekelenmeler olabilir. Rahim içi araçlarda eğer progesteron içeren tiplerden değil ise İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk miktarı artabilir ve kasılmalar nedeni ile ağrı olabilir. Tüp bağlama operasyonlarından sonra da adet düzensizliği olduğu bildirilmektedir ama çok sık olarak karşımıza çıkmaz.

Tedavide ne yapılır? Her türlü kanama öncelikle hormonal manüpilasyon ile durdurulur. Bazen bunun öncesinde örnek alınması gerekebilir bunu sıklıkla 40 yaş üstünde veya bir patoloji beklediğimizde yaparız. Bunların yanında hastanın kan kaybının ne derecede olduğu ve ne kadar desteğe ihtiyacı olduğu belirlenip buna yönelik destek yapılması uygun olacaktır. Eğer anormal kanamalar yumurtlama problemine bağlı ise kanama düzenlenip hemen yumurtlama sağlanır ancak bebek isteği yoksa düzenli doğum kontrol hapı kullanılır veya düzenleyici östrojen ve ardışık progesteron preparatları verilir. Bunun yanında rahim içi sistemler kullanılabilir. Bunlarda progesteron bulunmaktadır. Bunu daha ziyade yumurtlamamaya bağlı rahim içi dokunun kalınlaştığı olgularda kullanmaktayız ayrıca menopoza yakın hastalarda tercih etmekteyiz. Bu tedavi ile rahim içinde östrojenin yarattığı etkiler tersine çevrilir. Gençlerde ve ergenlik döneminde bazen kanama pıhtılaşma sorunlarına bağlı kanamalarda hasta geçici menopoza sokulur. Bu durum kemoterapi alan hastalarda ortaya çıkabilecek düzensizliklerin varlığında da tercih edilebilir.

Cerrahi müdahale gerekir mi?

Bütün bunlardan başka ailesini tamamlamış ve doğum planlamayan hastalarda cerrahi tedavi seçilebilir. Ayrıca tespit edilen sorun cerrahi gerektiriyorsa da öncelikle tercih edilmeli. Burada genellikle endoskopik yöntemleri tercih ediyoruz. Sıklıkla histeroskopik olarak rahim içindeki myoma veya polip gibi patolojinin alınması veya kanama yapan dokunun tamamen fonksiyonsuz hale getirilmesi şeklinde yapılır. Bazen de laparoskopik olarak rahim alınması en son çare olarak gerekmektedir.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk dönemlerinde kanama anormal derecede fazla ya da uzun süreli olur. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk döneminin en yaygın belirtileri kanamanın 7 gün ya da daha fazla sürmesi, çok sık hijyenik ped veya tampon değiştirmek ihtiyacı hissedecek kadar kan akışı ile büyük kan pıhtılarının olmasıdır. Ayrıca, bu dönemde alt karın bölgesinde kramplar, bulantı, baş dönmesi, sinirlilik, aşırı zayıflık, sürekli yorgunluk hissi gibi sorunlar görülebilir. Bu sorunlar adet olan her yaşta kadınlarda olabilir. Ancak, son zamanlarda menopoza girmeye yaklaşan yaşlı ve genç ergenler bu sorunlara duyarlı yaklaşmaktadırlar. Kiloya bağlı kalıtımsal kanama bozukluğu için kan inceltici bazı ilaçlar kullanmak bu sorunlar için yüksek risk altına girmek demektir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk döneminde, rahimde myom, polipler, düşük, dış gebelik, tümörler ve hormonal dengesizlikler dahil olmak üzere aşırı kanama için birçok nedenler vardır. Bunun yanı sıra kan inceltici ve doğum kontrol haplarının kullanılması sonucu meydana gelen yan etkiler de kanamanın fazla olmasına neden olabilir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk dönemi günlük faaliyetleri, duygusal durumu ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk dönemi tedavisi için doktora danışılması ve nedenlere bağlı doğru tanı konması önerilmektedir. Bu önerinin yanında bazı diyet değişiklikleri ve basit ev ilaçları İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk döneminde tedavi amaçlı kullanılabilir.

Adet döneminde her 2 saatte bir ped değiştirmekten bıktınız mı ? Adet kanamasını ne keser diye sürekli araştırmamı yapıyorsunuz. O zaman yazımızı sonuna kadar okuyun. Adeti ne keser konusuyla ilgili yaklaşık 30 doğal ve bitkisel yöntemi derleyip aşağıda sıraladık.

Menoraji olarak da bilinen aşırı adet kanaması, kadınların çoğusunun karşılaştığı çok yaygın bir sorundur. Aşırı adet kanaması başta anemi olmak üzere hormonal dengesizlik, rahim miyomları, adenomiyoz, gebelik komplikasyonları, tiroid hastalıkları, endometrium kanseri, kilo alımı veya kaybı, polip, pelvik inflamatuar hastalıkları gibi sayısız komplikasyonlara yol açabilir. Doğum kontrol hapları, yaptığınız egzersizler , uyguladığınız diyetler , kan sulandırıcı ilaçlar aşırı adet kanamasına neden olabilir. Ağır menstrüasyon dönemlerinde kansızlık, halsizlik, tembellik ya da uyuşukluk, yorgunluk, baş ağrısı, ruhsal bozukluklar, memelerde ağrı, ağır kan akışı, ciddi kramplar, nefes darlığı gibi rahatsızlıklar ile karşılaşabilirsiniz. Kaç ped olursa fazla kabul edlmeli? günde 2 ile 6 ped arası normal ama 6 dan fazla çok fazla kabul edilir. Aşırı kanama (menoraji) kendiliğinden düzelebilir mi? Hastanın yumurtalık kisti olursa o ay fazla kanaması olabilir,1 veya 2 ay sonra kist kaybolursa kanama düzelir ama bizim menoraji den kastımız her ay fazla gelen kanamadır,bu da tedavi olmadan kendiliğinden düzelmez. Aşırı adet kanaması vücutta nasıl zararlar yaratabilir? Kansızlık, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı, solukluk, başdönmeleri, bayılmalara yol açar. Adet kanamasında pıhtının olması normal mıdır? Hayır, adet kanaması pıhtılaşmaz, pıhtının olması normal değildir ve fazla kanamayı gösterebilir. Aşırı adet kanamasının en sık yarattığı sorun nedir? En sık kansızlığa yol açar,ve dolayısıyla kansızlığı olan her kadın aşırı adet kanaması açısından bir jinekolog tarafından değerlendirilmesi gerek. Aşırı adet kanamasına yol açan sebepler neler olabilir? Miyomlar başta olmak üzere,kan hastalıkları,yaş,endometriozis,sigara,alkol bütün bunlar İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasına yol açabilirler,ama çoğu hasta da sebep saptanamayabilir. Daha önce geçirilmiş kürtaj ve düşükler İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk e yol açabilir mi? Daha önce geçirilmiş ve tedavi edilmiş düşükler ve geçirilmiş kürtajlar İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kanamasına yol açmaz. Aşırı kanamanın tedavi yöntemleri nelerdir? Aşırı kanama (menoraji)’nın bir medikal birde cerrahi tedavisi vardır. medikal olarak doğum kontrol hapları,ağrı kesiciler kanamayı azaltabilecek ilaçlardır,hormonlu spiraller aşırı kanamayı durdurmada oldukça başarılıdır ve başarısı %95’e varabiliyor,hem de gebelikten kuruyucu etki de sağlıyor. Medika tedavi den sonuç alınamazsa o zaman cerrahi yollara başvurulabilir,miyom varsa miyomektomi ameliyatıyla çıkartılması gerek,bazen rahim içi dokusunu yakmak gerekebilir ve bütün bunlara cevap alınamıyorsa son çare olarak rahimin alınması gerekir. sonuç olarak aşırı kanaması olan kadınların mutlaka bir jinekologa başvurması ve uygun tedavi görmeleri gerek. Regl kanı olarak da bilinen adet kanamaları genellikle 3 ila 7 gün arası süren, menopoza kadar her ay rutin tekrarlanan doğal bir döngüdür. Bu kanamalar çoğu zaman ağrılı ve sancılı geçer. Hatta bu günler hormonların etkisi ile ruh halimizi dahi etkiler. Bazı durumlarda ( gezi, iş toplantıları, tatil vs.) regl kanının gelmesinin daha kısa sürmesini hatta kesilmesini, durmasını isteriz. Biz de bu yazımızda adet kanamalarının daha erken bir günde bitmesini sağlayacak, adeti kesen durduran doğal yöntemlerden bahsedeceğiz. Bu uygulamalar aynı zamanda bu süreci daha rahat atlatmanızı sağlayacak, daha az ağrı ve sorun ile adet döngünüzü tamamlamış olacaksınız. Canlılar soylarını devam ettirebilmek için Canlıların üremek zorundadırlar. Canlıların üreme, canlının ortak özelliklerinden biridir. İnsanlar da var olduğu günden beri ürer. Canlıların üreme organlarının oluşturduğu, Canlıların üremenin gerçekleştiği sisteme Canlıların üreme sistemi denir. Canlıların üreme işini gerçekleştiren hücreler, Canlıların üreme hücreleridir. İnsanda Canlıların üreme, Canlıların üreme organlarıyla gerçekleşir. Canlıların üreme sisteminin temel görevi dişi ve erkek bireyde Canlıların üreme hücrelerini meydana getirmektir. Canlıların üreme hücreleri diğer vücut hücrelerinden farklıdır. Vücut hücrelerinin yarısı kadar kromozom taşırlar. Canlıların üreme organları, erkek ve kadın bireylerde biçim olarak farklı yapıdadır.

Erkek Canlıların üreme organında en önemli yapı erbezleri (testisler) dir. Testisler, sağda ve solda olmak üzere testis torbasının içinde yer alır. Ergenlik çağında faaliyete geçer. Erkek Canlıların üreme hücresi sperm; testislerde üretilir, penis aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılır. Erkeklikle ilgili birçok hormon da testislerden salgılanır.

Kadın Canlıların üreme organları, yumurtalık (ovaryum), yumurta kanalı (oviduk), döl yatağı (rahim) ve vagina olmak üzere dört yapıdan meydana gelir. Dişi Canlıların üreme hücresi olan yumurta, yumurtalıkta oluşur. Ergenlik çağında her ay bir yumurta gelişerek yumurta kanalından dışarıya bırakılır. Buna ovulasyon denir. Döl yatağı, döllenen yumurtanın anne karnında tutunup geliştiği yerdir. Bebek, doğana kadar gelişimini burada sürdürür.

Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı sisteminin salgıları ile kontrol edilir. Erbezlerinde erkeklik hormonu androjen salgılanır. Bu hormona testosteron da denir. Testosteronun eşey organlarının büyümesi, sakal çıkması, sesin kalınlaşması gibi etkileri vardır. Kadınlarda progesteron ve östrojen hormonu salgılanır. Bu hormon, sesin incelmesi, göğüslerin çıkması, ay halinin görülmesi gibi olayları kontrol eder. Canlıların üreme organlarının sağlığı için temizliğe özen gösterilmeli, iç çamaşırları, temiz kullanılmalı, tuvaletlerin temizliğine dikkat edilmelidir.

Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması Bütün diğer sistemlerimiz gibi Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması çok önemlidir. Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı bezlerinin salgılarıyla kontrol edilir. Canlıların üreme sistemimizin sağlığını etkileyen etmenlerin başında sigara gelmektedir.Özellikle sigara içen kadınların çocuklarının gelişimi yavaş olur. Sigara içen bir anneden doğan çocuk akciğer hastalıklarına kolay yakalanır.Frengi, bel soğukluğu, AIDS gibi hastalıkların nedeni, evlilik dışı cinsel ilişkilerdir. Bu nedenle evlilik dışı cinsel ilişkilerden kaçınmak gerekir. Bu durum, toplum yaşamını alt üst eden ve İnsan onurunu zedeleyen kötü bir davranıştır. Aile planlaması bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Aile planlamasının bilinçsizce yapılması da Canlıların üreme sisteminin sağlığını bozar. Örneğin; kürtaj anne sağlığını bozan en önemli faktördür. kürtaj bir aile planlaması yöntemi olarak kabul edilmemektedir. Gerek Canlıların üreme sistemimiz gerekse diğer sistemlerin sağlığının korunmasında eğitimin ve koruyucu hekimliğin önemi büyüktür.

Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengi tercih edenlerde sakin bir yaşam sürmek ve güvenilir bir topluluk içinde yaşamayı arzulamak söz konusudur. Bu kişiler eleştirilerden hoşlanmama ve dolu dizgin bir hayat yaşama arzusu taşımalarına rağmen, değişikliklerin getireceği riskleri göze alamamaktadırlar. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Fazla kuruntuludurlar ve sürekli başkalarının kendilerini hor gördüğünü, çekiştirdiğini düşündükleri için, yapmak istedikleri konusunda kendi kendilerini frenlerler. Griyi çok sevenlerin az toleranslı olmalarına bağlı olarak, kendilerini mutlu hissedememeleri söz konusudur. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Arzu ve özlemleri yüreklerini kemirmesine karşın, bunları dışa vurmuyor vuramıyor ve baskı altına alınmış olan bu duygular, bu kişilerin zaman zaman ruhsal sıkıntılarına da neden olabilmektedir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Aslında devletin renk bağlamında her şeyi gridir Gri ağırlıklı ve dolayısıyla sisli-puslu olan üst düzey bürokratların odalarının görünümüne bağlı olarak, buralarda yaratıcılığın öldürüldüğü engellendiği ve kişilerde mesai bitse de gitsek, mesai bitse de gitsek şeklinde saatine bakan İnsan prototipi oluşturulduğu ve böylesi mekanlarda çalışanların, sabah 9,00 ile akşam 17,30 arasındaki en değerli olan şeylerini yani zamanlarını öldürdüklerini öldürebileceklerini söylemek kanımızca çok da yanlış olmayacaktır. İşte bu nedenle, ille de İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kullanılacaksa, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk kesinlikle canlı renk lerle aksesuarlamalar yapılarak bir farklılaşma sağlanmalıdır. Genel müdürlükte daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarının İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk ile harmanlanmış olmasına karşın, Emniyet Genel Müdürümüz Doç. Turan Genç in makam odasının dekorasyonu, bütün genel müdürlük binasındaki yoğunlaştırılmış İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk lemenin aksine; renk li, sıcak, canlı ve kıpır kıpır koltuk takımları, mobilyalar ve halılarla yapılmıştır ve aynalarla da mekan genişliği ve zenginliği sağlanmıştır ki, bu durumun üretkenliği motive edici, çalışmayı destekleyici ve içinde bulunulan mekan ile orada çalışan kişinin bütünleşebileceği bir yapıyı göstermektedir. Kanımızca aynı Emniyet Genel Müdürü nün makam odasındaki renk liliğin, diğer daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarında da uygulanmasında sayısız yararların olduğu söylenebilirse giyilmektedir.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi, hastalıkları tedavi etmek için elektromanyetik radyasyonun görünür spektrumunu (renk leri) kullanan bir tedavi yöntemidir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde yıllar geçtikçe başarıyla kullanılan yüzyıllarca bir kavramdır. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi konusunda eleştirel bir analiz yaptık ve günümüze kadar bilimsel gelişimini belgeledik. Birkaç araştırmacı, niceliksel çalışma olmadan, temel bilimsel ilkeleri keşfetmeyi denedi. Konu ile ilgili olarak, renk lerin tedavi metodolojileri ve iyileşme özelliklerine odaklanmış tam bir tedavi sistemi sağlayan yeterli sayıda yayınlanmış malzeme bulunabilir. Bir dizi çalışma, İnsan vücudu ve renk ler arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Aynı zamanda, su moleküllerinin kuantum mekanik dipol momentini deşifre etmeye yönelik İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapiye yönelik çeşitli araştırmalar yapma imkânını da gösteriyoruz. Farklı renk lerin absorbe edilmesiyle sonuçlanan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicemleme fenomeni üretir. Bu derleme, elektromanyetik radyasyon / enerji alanında bilim gelişiminin bu eski teorinin yeni boyutlarını keşfetmede çok yararlı olabileceğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: yük kuantilasyonu, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi, elektromanyetik dalgalar

Newton’un fikirleri, yeryüzünün yerçekimi alanında bulunan katı maddeleri ve hareketli nesneleri anlamamıza yardımcı oldu. Bununla birlikte Einstein, ünlü E = mc 2 denklemiyle , enerji ve maddenin aynı evrensel maddenin ikili ifadeleri olduğunu belirledi ( 1 ). Bir maddenin titreşim hızı, maddenin yoğunluğunu veya biçimini belirler. Yavaş titreyen bir maddeye fiziksel madde denirken, subatomik (ışık hızında ya da üzerinde titreşen) ince ya da saf ışık enerjisidir. Işık, doğadaki elektrik ve manyetik alanların dalgalanması olan elektromanyetik radyasyondur. Daha basit, ışık enerjidir ve renk fenomeni enerji ile maddenin etkileşiminin ürünüdür. Her renk li ışının dalga boyu, frekansı ve enerjisi her renk için sabitlenir; yani belirli bir dalga boyu, belirli bir frekans ve o dalganın belirli bir miktarı ayrı bir renk olarak adlandırılmıştır. İnsan gözü elektromanyetik radyasyona ancak 380 ila 780 nm arasında kabaca dalga boylarında duyarlıdır. Bu küçük parçaya görünür spektrum veya görünür ışık denir. Görünür ışık, sayısız elektromanyetik frekansa bölünebilir ve frekans, gökkuşağının rengi ile ilgilidir: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit, mor ve bunların tüm titreşimleri.

Gözlenebilirle sınırlı olan Newton konseptleri, çağdaş tıp tarafından da uygulanmıştır; bu tıp, çeşitli materyal parçalarını anlamak ve düzenlemek suretiyle toplam resmin öngörülebilir olabileceği fikrindedir. Yani, vücudun bir kısmı arızalandığında, makineyi nasıl ele aldığımızla benzer şekilde çıkarılır veya değiştirilir. Alternatif olarak, genellikle negatif yan etkilere neden olan kimyasal maddeler ile işlenir. Basitçe belirtmek gerekirse, çağdaş tıp semptomları ve etkileri incelemekte ya da bunları bastırmaktadır, ancak kendisi gerçek kaynaklı hastalıklı yaşam enerjileri ile ilgili değildir. Einstein’ın yaklaşımı, İnsan vücudunu, kimyasal parçaların bir birleşimi olarak değil, evrenin elektromanyetik / enerji sistemi ile uyum içinde çalışan toplam ve eksiksiz bir sistem olarak ele almaktadır.

1 )Her canlı, sağlık koşullarını etkileyen ışığa tutulmuştur İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi doktrinine göre İnsan vücudu temel olarak renk lerden oluşur. Vücut renk lerden var olur, vücut renk lerle uyarılır ve renk ler vücutta işlev gören çeşitli sistemlerin doğru çalışmasından sorumludur. Vücudun tüm organları ve ekstremiteleri kendi renk lerine sahiptir. Tüm organlar, hücreler ve atomlar enerji olarak bulunur ve her formun frekansı veya titreşim enerjisi vardır. Organlarımızın ve enerji merkezlerinin her biri titreşir ve bu renk lerin frekanslarıyla uyum sağlar. Vücudun çeşitli kısımları bu beklenen normal titreşimlerden saptığında, vücudun hastalıklı veya en azından düzgün çalışmadığı varsayılabilir. Titreşim tekniğinde ( İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi) doğan titreşim oranları, vücutta bulunan hastalıklı enerji modelini dengeleyecek şekildedir. Çünkü her organda, organın en iyi işlev gören enerjik bir düzeyi vardır. Bu titreşim oranından herhangi bir sapma patoloji ile sonuçlanır, buna karşılık uygun enerji düzeylerini fiziksel organlara geri yüklemek iyileşmiş bir vücuda dönüşür.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi, İnsanlığın görünür renk tayfı olarak bilinen kozmik elektromanyetik enerji spektrumundaki dar bir banttır. Kırmızı, yeşiller, mavimler ve bunların kombine türevlerinden oluşur ve ultraviolet ile kızılötesi enerji veya titreşim aralıkları arasında algılanabilir renk ler üretir. Benzersiz dalga boyu ve salınımlarıyla bu görsel renk ler, bir ışık kaynağı ile kombine edildiğinde ve bozulmuş organlara veya yaşam sistemlerine seçilerek uygulanırsa, vücut için gerekli olan iyileştirici enerjiyi sağlar. Işık hem fiziksel hem de eterik bedenleri etkiler. Renk ler, İnsan vücudundaki biyokimyasal ve hormonal süreçlerin birinci harekete geçiricisi olan elektrik uyarılarını ve manyetik akımları veya enerji alanlarını, tüm sistemi ve organlarını dengelemek için gerekli uyarıcıları veya sakinleştiricileri üretir. Antik gözlem İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapisi yüzyıllar önce yapılmış bir kavramdır. Renk tıbbı öyküsü diğer tıbbın kadar eskidir. Fototerapi (hafif terapi) antik Mısır, Yunanistan, Çin ve Hindistan’da uygulanmıştır. Mısırlılar, iyileşme için güneş ışığı ve renk kullanıyorlardı. Renk , M.Ö. 2000’den beri tıp olarak araştırılmıştır. O çağın İnsanları tıp olarak renk lerin bilimsel gerçeklerinden kesinlikle habersizdi, ancak renk lerle şifa konusunda kesinlikle inanmışlardı. İki renk karıştırıldıklarından habersiz oldukları için şifa için birincil renk ler (kırmızı, mavi ve sarı) kullandılar. Bilim, o zamanlar sessiz kaldı gözüküyor.

Eski Mısır mitolojisine göre, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi sanatı tanrı Thoth tarafından keşfedildi. Hermetik geleneklerde eski Mısırlılar ve Rumlar çeşitli renk tonlarında renk lendirilmiş mineraller, taşlar, kristaller, merhemler ve boyaları ilaçlar ve boyalı muamele tapınakları olarak kullandılar. M.Ö. altıncı yüzyılda yaşamış olan eski Ayurvedik doktor Charaka, çeşitli hastalıkların tedavisinde güneş ışığı önerdi. Antik Yunan’da rengin fiziksel doğası hakimdi. Renk , dengesini düzeltmeyi içeren iyileştirme için özeldir. Hastalığı tedavi etmek için giysiler, yağlar, sıvalar, merhemler ve salvalar kullanılmıştır. Yunanlılar renk tedavisinin bir sonucu olarak vücuttaki biyolojik değişikliklerin farkında değildi; Bununla birlikte, renk lerin şifa özelliklerine kör inançları vardı. Ayrıca, renk lerle tedavi yöntemlerinin her ikisini de kullandıklarını bilmek ilginçtir: doğrudan güneş ışığına maruz kalma ve dolaylı iyileşme. Dolaylı yöntemde taş, boya, merhem ve sıva gibi malzemeleri orta madde olarak kullandılar. Tıbbi kullanımlarında eksik olan şey suyun, daha sonradan vücuttan toksinleri çıkarmak için en iyi ilaç olduğu kanıtlanan renk emilimi için bir araç olarak suydu. Bu kavram, hidrokromatopatide çalışan tüm araştırmacılar arasında ortaktır.

Avicenna (AD 980) şifa sanatını renk lerle geliştirmiştir. Hem tanı hem de tedavide rengin hayati önemini açıkladı. Avicenna’ya göre, ‘Renk , hastalığın gözlemlenebilir bir belirtisidir.’ Ayrıca vücudun sıcaklığı ve fiziksel durumu ile ilgili renk tablosu geliştirdi. Kırmızının kan dolaştırdığı, mavi veya beyaz soğutulduğu ve sarının kas ağrısı ve iltihaplanmasının azaldığı görüşüyle renk tedavisi kullandı ( 6). Avicenna’nın çalışmaları şüphesiz o zamanlar İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi kullanımını geliştirdi. Şifaların renk özelliklerini tartıştı ve tedavi için önerilen yanlış rengin belirli hastalıklarda kesinlikle bir yanıt gelmeyeceğini belirten ilk kişi oldu. Örneğin, bir burun kanaması olan bir kişinin parlak kırmızı bir renge boyanmamalı ve kırmızı ışığa maruz bırakılmaması gerektiğini, çünkü bu kanlı mizahi canlandıracağını, buna karşılık mavinin onu rahatlatmasına ve kan akışını azaltmasına dikkat etti. O zamanlar pratik bir anlayış gibi görünüyor, fakat bu renk lerle ilişkili frekansların veya enerjilerin ayrı değerlerini bulamıyoruz.

  1. Yüzyıl Fikirleri ve Uygulamaları Pleasanton (1876) yalnızca maviyi kullandı ve yaralanmalar, yanıklar veya ağrılar durumunda mavinin ilk telafi olduğunu belirtti. Bulgularını bitkisel, hayvanlar ve İnsanlardaki rengin etkileri üzerine bildirdi. “Mavi ve şeffaf cam bölmeleriyle yapılan sera içinde yetiştirilirlerse, kaliteli verim ve üzüm büyüklüğü önemli ölçüde artabilir”. Bazı hastalıkları iyileştirdi ve hayvanların mavi ışığa maruz bırakarak doğurganlığın yanı sıra fiziksel olarak olgunlaşma oranını da artırdı. Mavi renk kullanan aynı yöntem Hassan (1999) tarafından benimsenmiş ve yaralar ve yanıklar için birinci basamak tedavisi olarak çok yararlı bulmuştur. Pleasanton’un çalışması bilimsel kanıtlara ve kanıtlara sahip olmadığından, bilimsel toplumlar nezdinde hiçbir kural getirilmedi ve bu da çalışmalarıyla bilimsel gerekçelerle renk / titreşim iyileşmesi gelişimi arasında büyük bir boşluk bıraktı. Araştırmalar, bugüne kadar, özellikle tarımsal gelişim ve hayvanlar üzerindeki büyük fikirleri üzerine yapılabilirse, araştırmacılar yeni keşifler yapabilir.

Geçmişte görmezden gelinen alanların çoğu Edwin Babbitt tarafından vurgulanmıştır. Babbitt, renk ile iyileşen kapsamlı bir teori sundu. Rengi kırmızı, özellikle de kan ve daha az sinir uyarıcı olarak teşhis etti; sinir uyarıcı olarak sarı ve turuncu; mavi ve menekşe tüm sistemlerde yatıştırıcı ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olarak. Buna göre, Babbitt felç, fiziksel yorgunluk ve kronik romatizma için kırmızı reçete etti; müshil, emetik ve pürjik olarak sarı ve bronş zorlukları için; inflamatuvar durumlar, siyatik, menenjit, sinirsel istikrarsızlık, baş ağrısı, sinirlilik ve güneş yanığı için mavi. Ayrıca, ‘tüm hayati organların cilt ile arterler, kan damarları ve kılcal damarları aracılığıyla doğrudan bağlantıları olduğunu,9). Babbitt ayrıca, renk li bir ışık üretmek için renk li cam ve doğal ışığın kullanıldığı termolum adı verilen özel bir dolap ve özel bir renk filtresi ile donatılmış krom disk-huni şeklindeki bir cihaz da dahil olmak üzere çeşitli cihazlar geliştirdi; ışığı odak haline getirmek için kullandı Vücudun çeşitli yerlerinde. Işık yansıtma, absorpsiyon, iletme ve polarizasyonun etkilerini ayrıntılı olarak ele aldı. Kitabında, kendisi tarafından oluşturulan renk iyileştirici cihazlarla tedavi edilen farklı hastalar sunuldu. Babbitt, renk li ışık tedavisine ek olarak kullandığı renk ile mineraller arasındaki ilişkiyi de kurdu ve suya, renk li lenslerle süzülen güneş ışığı ışınlamasıyla iksir geliştirdi.7 ).

Babbitt, aslında modern İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin öncülerindendi. Doğrudan ve dolaylı renk işleme yöntemlerini kullandı. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapide kullanılan teknikler ve metodolojilerin farkındaydı. Işıkların belirli bir alana odaklanması için kullanılan, yedi renge bölünerek renk li ışık üretmek için doğal ışık kullanılan özel bir dolap gibi farklı cihazların keşfi, yaraları iyileştirmek ve kanamayı, baş ağrısı vb. Durdurmak için oldukça etkili oldu. Güçlendirilmiş suda bahsettiği gerçek enerji hiçbir şekilde hesaplanmadı. Sudaki enerji değişimini, kuantum devletlerini ve farklı türdeki titreşimleri suyun farklı şekillerde nasıl etkilediğini açıklamadı. Potentize suyun potansiyeli hakkında açıklama yapmadı, Ancak o zamanlar inanılmaz olan, manyetizma ile İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi arasındaki korelasyonudur. Renk iyileştirme çalışmaları, tarihte ilk kez hem fizyolojik hem de psikolojik bir yaklaşımda kapsamlı olarak kanıtlandı. Günümüzde bile herhangi bir chromotherapist, hastalıklarla ilgili uygun renk leri tartışırken yaptığı çalışmalarından fayda görebilir; bu, bir bakıma bilimin etkisi altında yeni kurulan olgularla çelişmez.

20th Century Scientific Emergence Ghadiali (1927), neden farklı renk ışınlarının vücuda çeşitli terapötik etkilere sahip olduğunu açıklayan bilimsel ilkeleri keşfetti. Onun Spectro-Krom Ansiklopedisi , renk terapisi tam doktrini açıklamaya yayımlanan ilk kitabı olarak kabul edilir. Bu kitapta açıklanan kurallar her türlü modern teknik kullanılarak kanıtlanabilir. Çoğu kromopat tekniğini kullandı Belli bir organ yoluyla enerji akışını yatıştıran veya uyarıp doğal bir biyokimyasal reaksiyona neden olan eşsiz bir renk veya enerji titreşimi olduğunu keşfetti. Farklı renk lerin vücudun farklı organlarına ve sistemlerine olan etkisini bilerek, herhangi bir organın veya sistemin işlevini veya durumunu anormal hale getiren herhangi bir organın veya sistemin etkisini dengeleyecek uygun rengi uygulayabilir. Bu denge bozulduğunda, zihinsel ve fiziksel problemler ortaya çıkar. Renk iyileştirme bilimin amacı, vücudun renk enerjilerinin normal dengesini geri yükleyerek hastalığı tedavi etmektir. Ghadiali, vücudun belirli alanlarına belirli renk lere tepki verdiğini tespit etti; Bu alanlar, atalarının “çakralar” dediği şeye benzer. Klotsche’ye göre, ‘çakralar esasen omurilik boyunca çeşitli lokasyonlara bağlı yoğunlaşmış enerji alanlarıdır. Bu enerji alanları vücudun ana organlarıyla ilişkilidir ‘Çakralar kavramı aslında Ghadiali’nin enerjinin kaynağı olarak sunduğu doğu Hint kavramıdır.

Ghadiali’nin çalışması aslında İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi teorisini demystified. Ghadiali’nin araştırması şöyle diyor: ‘Spektrogramların renk bantları, kimyasal bir element atomlarının hareketini hızlandıran yanma veya buharlaşma sürecine girdiğinde üretiliyor. Belli bir element ısıtıldığında ortaya çıkan belirli renk renk leri ve koyu çizgiler, Fraunhauafer çizgileri olarak bilinir. ” Bu prosedür, bir maddenin kimyasal bileşimini (bir fotoğraf spektrometresi ile) tanımlamak için yaygın olarak kullanılır.

Ghadiali, her bir unsurun bir birim olduğunu varsayan kabul edilmiş bilimsel teorinin aksine, ‘kimyasal elementler renk bileşikleridir’ sonucuna varmıştır. Sonuçları, modern bilimin gelişmiş ekipmanlarından herhangi biri tarafından kanıtlanabilir. ‘Belli bir hastalık, renk dalgalarının belirli bir dengesizliğini ve ima yoluyla, kimyasal dengesizliği teşkil eder.’ Ghadiali, vücuda belli bir renk titreşimi ile muamele ederek, uygun biyokimyasal elementleri vücuda etkili bir şekilde yeniden yerleştirebildiğini buldu; Buna renk kimyası, kesinlikle yeni bir çalışma alanı olarak değindi. Yirminci yüzyılın ilk on yılında yayınlanan sonuçları, Klotsche ( 1 ) tarafından Renk li Tıp’da savunduRenk tıbbı, vücudun hastalıklı frekansını iyileştirmekle kalmayıp aynı zamanda gerçek kimyasal elementleri / titreşimleri toksik olmayan bir biçimde vücuda dahil edebilir. On dokuzuncu yüzyılda, bilimdeki vurgu, yalnızca enerjiden ziyade madde üzerinde idi. Tıp bilimin şemsiyesi altına girdiğinde zihni görmezden geldiği için maddi bedene çok fazla odaklanmıştı. Fiziksel tıptaki ilerlemeler ve ameliyat ve antiseptik gibi tedaviler ile renk lerle iyileşmeye olan ilgi azaldı.

Çakra ve Renk li Işın Frekansını Anlamak 1951’de Takkata, ‘Güneş lekelerinden çıkan atmosferdeki Renk li Işın Frekansı değişiklikleri, İnsan kan albümininin topaklanma endeksini gerçekten etkileyerek menstrüel döngülerin değişmesine neden olduğunu keşfetti. Takkata, güneş ışığına doğrudan maruz kalma üzerine deneysel sonuçlar ortaya çıkardı. İnsan vücuduna eksik renk sağlayan maddi yardımlar hakkında hiçbir şey söylemedi. Ott, Takkata’nın ” Renk li ve Işık” serisinin Üçüncü Bölümündeki deneyini şöyle anlatıyor : Bitkiler, Hayvanlar ve İnsanlar Üzerindeki Etkileri, 1987’de yayınlandı ve güneş lekelerinden gelen renk ışınlarının bir kişinin flokülasyon endeksini nasıl değiştireceğini açıkladı. Ayrıca renk li ışık uygulamak için farklı yöntemlerin bulunduğunu açıkladı. Deri ya da gözler yoluyla alınabilir ve bu da iç bezleri uyarır ( 10). Ott’ın çalışması Takkata’nın çabalarının bir devamı gibi görünüyor; Her ikisi de ışığın kandaki etkileri üzerinde çalıştı ancak Ott, farklı chromotherapy yöntemlerini de açıkladı. Güneş ışığının cildi üzerindeki etkisini doğrulamak için hangi parametreleri benimsediğini çalışmalarında net değil. Babbitt’in çalışmasında da aynı etkiyi daha bilgilendirici ve açıklayıcı nitelikte anlatıldı. Belirli bir hastalık için önerilen herhangi bir kromopatın başkasının özel renk muamelesiyle çelişmediği çok ilginçtir. Ott, aynı zamanda İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi uygulandığında İnsan vücudunun biyolojik işlevselliğini vurguladı. Farklı ışıkların şifa amaçlı farklı enzimatik reaksiyonları etkilediğini belirtti ( 10 ). Bu, DNA düzeyinde İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin etkisinin test edildiği ilk seferdi. Her çakra belirli organları enerjilendirir ve sürdürür. Yedi çakranın dengesi, enerjiyi vücudun etrafındaki elektromanyetik alana ileterek şifayı aktive eder ( 1 ). ‘Vücutta çakralar olarak bilinen yedi büyük enerji merkezi var, her merkez farklı bir renge duyarlı. Ana endokrin bezlerinin bölgelerinde bulunan Çakra, belirli bilinç durumlarına, kişilik tiplerine ve endokrin sekresyonlara karşılık gelir.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapiye YaklaşımlarYeni araştırmacılar için Klotsche, uyguladığı gibi İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi ile ilgili bazı yararlı noktaları tartıştı ve 123 önemli hastalığın komple bir terapötik sistemi olduğunu keşfetti. Tek renk ve ayrıca terapi ve farklı teknikler için iki veya daha fazla renk kombinasyonu, yani doğrudan maruz kalma ve hidrokromopati kullandı. Renk iyileştirme kavramlarını Einstein’ın kütle-enerji ilişkisiyle ilişkilendirdi; bu ilişki, İnsan vücudu etrafındaki enerji alanı kavramı açısından oldukça doğru görünüyor. Onun çalışmaları Ghadiali’nin konseptinin bir uzantısı gibi görünüyor, ancak daha doğru olduğu kanıtlandı. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin profesyonellerine – güvenli, basit, ekonomik ve son derece etkili olduğunu vurguladı – ancak yine de yaptığı iş, hidrokrompatiyi bilimsel olarak kanıtlamadığından, ona göre en iyi toksin eliminasyonu aracıdır. Çalışmasında hiçbir bilimsel hesap bulamadık; Bu bağlamda hiçbir spektroskopi yapılmamıştır.

Mester, hayvan ve İnsan hücrelerinde ışığın fonksiyonunu belirlemek için deneyler yaptı. Mester’in çalışması Azeemi’ye benzemekte ve renk lerin İnsan vücuduna etkisini net bir şekilde vermektedir; doğrudan deriye uygulanıp suya, yağdan süte kadar emilir ve hastaya verilir. Bu, hipertansiyon, talasemi ve diyabet gibi kalıtsal hastalıkları olan hastaları etkileyebilir. Bu çalışmanın daha fazla araştırmaya ihtiyacı vardır ve belirli biyofiziksel uygulamalar ile bir dizi deney yapılmalıdır. Azeemi, hastalıkların nedenlerini ayrıntılı olarak tartışmış ve anlaşılması kolay ve kullanması kolay olan uygun renk ler önerdi. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin farklı yöntemlerini detaylı olarak tartıştı, ancak hidrokrompatiyi vurguladı. Kendisi tarafından tanımlanan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin tam metodolojisi son derece faydalı ve etkilidir; Kuşkusuz, kitabının yayınlanması ile yeni bir araştırma alanı gelişti.

Hasan, Azeemi tarafından sunulan metodolojiyi de benimsedi. Çalışmaları, şimdiye kadar kurulmuş olan kromopati kavramlarını derlediği anlamında dikkat çekicidir. Geçmişteki İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapistler bir şeyi vurguladı ve başkalarını gözetimsiz bıraktı. Bazıları, etkilenen ve hastalıklı bölgenin ışığa doğrudan maruz kalmasını vurgulamıştır. Bazıları materyalleri anlattı ve diğerleri sadece renk izlemeyi vurguladı. Tüm bu yöntemlerin yalnızca İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin maddi yönü üzerinde yoğunlaştığı açıktır; ancak Hasan, renk özelliklerinin elektromanyetik aktarımı yanında şifanın maddi yönü de dahil olmak üzere İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin farklı yönlerini kapsayan ayrıntılı bir çalışma hazırlamıştır. Hasan, ışınların emilmesi nedeniyle kromotize suda 32 su (parlama birimi) yükünün üretimini ölçtü ancak teorik açıklama eksikti. Bu tür bir işin yapıldığı İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi tarihinde bu ilk kez, ancak şaşırtıcı bir şekilde Hasan ücretli su spektroskopisine ilerlemedi. Ayrıca, yedi titreşim durumu ve yedi vitamin olmak üzere yedi müzik tını ilişkilendirdi. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapiyi şimdiye kadar geliştirilen diğer terapötik sistemlerle karşılaştırdı ve tam İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi öğretisinin (titreşim iyileşmesi) derin bir açıklaması yapıldı. “Her tedavi sisteminin kendi doktrini veya hastalıkların sebepleri ve nedenleri hakkında kendi bakış açısını söylemesi” vardır. Chromalux teorisine göre, Beyin hücrelerine kozmik ve renk li ışınların titreşimlerinin etkisi nedeniyle bir elektrik yükü üretilir. Bu elektrik yükü, çeşitli hücrelerin bir diğeriyle çarpıştığı yerde salınan bir akım biçimini alır. Bu çarpışma, düşünülmek üzere hesaplanamayan, renk li titreşimlerin oluşumuyla sonuçlanır. Servikal omurlar, beyinden başlayan akımın ana pasajıdır; eğer bu kemik kırılırsa akım akışı beyin dokularına hasar verecek şekilde geri çekilir . Belirli hastalıklar için doğru renk seçme tekniğini geliştirdi ve terapide kullanılan temel renk lerin teorisini ve farklı renk tonlarının kombinasyonlarını açıkladı. Hasan’ın çalışması, herhangi bir rengi önermeden önce bir hastanın geçmişinin keskin bir şekilde izlenebileceğini vurguluyor. Renk Psikolojisi ve Tıbbı Araştırma teknikleri ve etkileyici nicel veriler için renk psikolojisi ve tıbbı dünyası gerard’ın son çabalarına borçludur (1970). Işık, renk ve psikofizyolojik etkilerinin tüm alanını özenle inceledi. Muhtemelen ilk defa, tüm organizmanın tepkilerini, cildin üzerine renk li ışıkla gelişmiş ve modern teknikler kullanarak test etmiştir. Diğer bilim İnsanlarının deneyimlerinden ve elektroensefalogramdan yararlanarak, yeni yaklaşımları geliştirdi ve birtakım önemli gerçekleri keşfetti

Fizyolojik olarak, kişilerin duygulanımlı tepkileri, sıcak renk lerin reaktif depresyon veya nevrasteniyle sorun yaşayan kişilerin uyanmasında yararlı olduğunu ortaya koymuştur. Hipertansif hastalarda kas tonusu veya kan basıncını arttırdılar. Soğuk renk ler, aynı testlerin hepsinde ters duygulanım tepkilerini ortaya çıkardı. Korkunç konular aslında klinik psikoloji açısından daha soğuk renk lerle sakinleşti. Gerard’ın çalışmalarında önemli bir bulgudur, çünkü serin renk lerin gerginlik ve kaygı durumlarında sakinleştirici olarak etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Fizyolojik olarak, tüm renk ler klinik olarak somut sonuçlar üretti. Sıcak renk lere maruz kalma, solunum hareketlerini, göz kırpmalarının sıklığını, kortikal aktivasyonu ve palmar iletimi (otonom sinir sisteminin uyandırılması) arttı. Sıcak renk ler sürekli olarak daha belirgin bir uyarılma modeli gösterdi. Serin renk ler, endişe yaratan bireyler için bir gevşetici ve huzur verici olarak hareket ederek, kan basıncını düşürerek, gerilimden kurtarmayı, kas spazmlarını hafifletmeyi ve göz kırpma sıklığını azaltarak ters etkiler gösterdi. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık renk ler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin renk ler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renk lerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor. kas spazmlarının hafifletilmesi ve göz kırpma sıklığının azaltılması. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık renk ler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin renk ler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renk lerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor. kas spazmlarının hafifletilmesi ve göz kırpma sıklığının azaltılması. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık renk ler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin renk ler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renk lerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor.

Metafiziksel Görüş Hasan İnsan vücudunu her canlının çevresindeki elektromanyetik enerji ışınıyla ilişkilendirir. Ona göre bu vücut ya da enerji ışını vücudumuzun sağlıklı kalmasından sorumludur. Aynı gerçek, Azeemi’nin Renk Terapisi kitabında şöyle anlatıyor : “Fiziksel bedenimizin kendisinin her şey olduğu yanlış bir konsept değil, bunun yerine bedendeki elektromanyetik ışıma (aura) bize enerji veriyor ve sağlık veya hastalıkları fiziksel beden ‘Bu kavramlar Kirlian teknolojisini kullanarak Hintli bir araştırmacı Shah ile işbirliği içinde çalışan Rus bilim adamlarının desteğini aldı. İnsan vücudundaki elektromanyetik enerji ışıltısını fotoğraflamışlar ve gerçek hastalığın aura’da ilk ortaya çıktıklarını ve daha sonra fiziksel bedenimize transfer edildiğini keşfettiler ve fiziksel vücudumuzda görünüşünden 6-8 ay önce tespit edilebileceklerdi. Böylece, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin koruyucu bir tedavi olabileceği gerçeğini tespit etmişlerdir. Bu teoriyi desteklemek için Thelma Moss şunları kaydetti: “Vücutlarımız da dahil olmak üzere dünyamızda görünüşte katı nesneler elektromanyetik enerjiden oluşur, nesne ne kadar sağlam olursa enerjide o kadar yoğun olur.” Bu gerçek, aynı zamanda Einstein’ın Shah’ın “İlahi iyileştirme” adlı makalesinde yaptığı bir düşünceyi de göstermektedir:

“m” kütlesi olan nesneler olsak ve kendimizi çok güçlü ve yüksek yoğunluklu bir elektromanyetik alana maruz bırakırsak ve sonra maddenin enerjiye yavaş yavaş dönüşeceğiz. Enerji formunda, üstün bir bilinç seviyesi elde edersek, enerji akışını yönlendirebiliriz ve uzay-zamanın sınırlı boyutlarıyla kısıtlanmayacağız. Dolayısıyla bu durumda geçmişe geri dönmek veya gelecekte seyahat etmek için zaman sınırını aşabiliriz. Bilinçli bilgeliğe sahip bir enerji kaynağı olduğumuza ek olarak, kendimizi fiziksel formumuza geri döndürme kabiliyetine sahibiz.

Einstein’ın açıklamasından sonra Klotsche’nin Renk Tıbbında öne sürdüğü gibi, fiziksel beden etrafındaki elektromanyetik cesedi haklı kılmak için yeni bir kapı açılabilir ve sadece Einstein’ın matematiksel enerji formülüyle Batı’nın maddi veya mekanik Newton’a bağlı dünyasına gösterebileceği açıklanabilir E = mc 2 . Einstein’a göre enerji ve madde değişebilir ve birbirine dönüştürülebilir. Klotsche, bu olguyu şöyle açıklıyor:

Bir maddenin titreşim oranının maddenin yoğunluğunu veya şeklini belirlediğini biliyoruz. Evrendeki titreşim kalıplarını, yani kozmik elektromanyetik ölçekte bulunan enerji aralıklarını veya alanlarını tanıdığımızda, kozmosun zarif enerji oktavlarında bulunan muazzam şifa güçlerine kapıları açabiliriz. İnsan vücudu için yararlı frekanslarıyla görünür ışık tayfı, iyileşme için önleme aracı sağlar. Renk Tıbbı gerçekten, geleceğin tıbbıdır.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi, elektromanyetik beden veya vücut çevresindeki aura (enerji alanı) renk leri sağlar ve bu da enerjiyi fiziksel bedene aktarır. Bu, renk terapisini çeşitli terapiler arasında en etkili kılar.

Renk ten söz ettiğimizde, enerji dalgaları demektir. Her biri kendi frekansı olan her renk bir enerji şeklidir. Ghadiali, cilde bir renk veya renk yerleştirmenin vücuda renk besleme biçimi olarak hareket ettiğini kabul etti. Stellar Research Corporation’ın Patterson, ‘ışığın, saf enerjiye en yakın olan şey olduğunu tespit edebildiğimizi açıklıyor. Saf titreşim enerjisi olarak renk , sağlığı korumak ve hastalığın üstesinden gelmek için rasyonel bir terapidir “. İnsan vücuduna uygulandığında ışık, her rengin bir miktar enerji ile ilişkili olmasından ötürü yetersiz enerjileri sağlayacaktır. Fizikten gelen bir kavram, chromotherapists’in “renk ler enerji kazandıran” fikrini teyit eder. Sunulan İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi ile ilgili herhangi bir teori arasında hiçbir çelişki ortaya çıkmadı, ancak İnsan vücudu etrafındaki elektromanyetik radyasyon ışıltısı ve nicelemesi de dahil olmak üzere geçmişte üzerinde durulmayan bazı çalışma alanları var.

Renk lerin, fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak her seviyede derin etkisi var. Enerji seviyelerimiz engellenir veya tükenirse, o zaman vücudumuz düzgün çalışmaz ve bu da farklı seviyelerde çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu kavram Klotsche tarafından da desteklendi:

İnce kuvvetler arasındaki bu birbiriyle ilintili sistemler, enerjiyi, tıkanmış veya yetersiz hastalıklı alanlara doldurur veya yeniden kanallarlar; çünkü hastalık, enerji akışının bir kısıtlamasından başka bir şey değildir. En az direnç yolunda enerji veya titreşim akışı bildiğimizden ve titreşimsel şifanın kullanımı ile ekstra enerji ilişkisinden geçtiğimizde, uygun enerjiler, gereken enerjiyi, en çok istediği yerden kurtararak gerekli alanları ararlar. Vücudun yoğun fiziksel enerjisi ile vücut işlevlerinin veya aktivitelerinin birçoğunu kontrol eden ustaca enerji arasındaki etkileşim, enerji ile madde arasındaki ilişkiyi anlamanın anahtarıdır

Bu enerji vücudu Perry tarafından İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapinin bilimsel dokümantasyonunda tarif edildiği gibi fotoğraf yoluyla da kanıtlanabiliyor: 1939’da Kirlian, bir fotoğraf plakasındaki bir nesnenin yüksek gerilim elektrik alanına maruz kalması durumunda plak üzerinde bir görüntü oluşturulduğunu keşfetti. Görüntü renk li bir halo veya koronal bir deşarj gibi gözüküyor. Bu görüntünün, her canlıyı çevrelediği iddia edilen vücuttaki (aura) elektromanyetik radyasyonun fiziksel belirtisi olduğu söyleniyor.

Renk Işık Tedavisi, İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi Işık ve Rengin Enerji İlkeleri natüropati uygulamasındaki modern cihaz destekli metotların bir parçasıdır. Bu tedavi çok eskiye dayanır, çünkü renk ışık tedavisi, köken itibarı ile güneş ışığıyla tıbbi tedavi anlamına gelen Helioterapiden türemiştir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk fiziksel anlamda ışık ve renk , iyi tanımlanmıştır. Güneş ışığı, elektromanyetik spektrumun bir parçası olup yaklaşık olarak %42’si kızılötesi ışınlardan (“termal radyasyon”) , %51’i görünür ışıktan ve yaklaşık %6’sı mor ötesi ışınlardan (UV-ışını) oluşur. Gözlerimizle görebildiğimiz ışık, yani, elektromanyetik spektrumun optik olarak fark edilebilir aralığı, 380 ila 780 nm dalga boyları arasında değişir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kızılötesi ışınlar genel olarak ağrı tedavisi için termoterapide kullanılırlar. UV-ışını dermatolojide, örneğin UV-B ışını (özellikle 311 nm) sedef hastalığının, UV-A ışını ise (320-380nm) atopik egzamanın tedavisinde kullanılır. Güneş ışığı spektrumunun her rengi, organizmamızda belirli bir reaksiyona neden olur.

Reaksiyon düzeyleri farklıdır. Renk lerin duygusal ve ruhsal etkilerinin yanı sıra metabolik ve yapısal düzeyde etkileri bulunur. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Işık ve renk , vücudumuzca cilt ve gözler, aynı zamanda Çakralar (vücudumuzun ötesindeki enerji organları) ve besinler aracılığıyla emilir (bu bağlamda ikinci derece bitkisel boyalar büyük rol oynar). Vücudumuzun dışarıdan yalnızca ışık almayıp aynı zamanda, “BioFoton radyasyonu”olarak da bilinen ultra zayıflıkta bir hücre radyasyonu (“luminesans”) vermesi özellikle heyecan vericidir. Bu ışık, hücre bölünmesinden kaynaklanır ve eşevrelidir, yani lazer benzeri bir düzeni vardır. “Vücudun kendi ışık üretiminin”varlığı hakkındaki bilgileri Rus Alexander Gurwitsch’in araştırmalarına ve Alman Profesör Fritz-Albert Popp’un onlara dayanan çalışmasına (“Der Mensch ist ein Lichtsauger”) [ İnsan Işık Emici bir Cihazdır*] borçluyuz. * İnsan ışıklı vakum temizleyicisidir, olarak da tercüme edilebilir! Işığın işi: Hücre iletişimi Vücudumuz karmaşık bir şekilde organize edilmiştir. Her bir hücrede saniyede aynı anda yaklaşık 30. 000 ila 100. 000 kimyasal reaksiyon gerçekleşir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk bu, vücutta eşzamanlı olarak tasarlanan 1. 000. 000. 000. 000. 000. 000=1 kentilyon reaksiyon demektir! Vücuttaki bütün doku fonksiyonlarının yüksek derecede organize edilmiş etkileşimini garanti etmede yalnızca ışık, dolayısıyla fotonlar, bu süreçleri sayısal açıdan yeterli hız ve kesinlikle yönetebilecek gibi görünmektedir. Potsdam’daki “Institude for Advanced Sustainability Studies”Bilim Direktörü Carlo Rubbia, bunu araştırdı. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk 1984 yılında Simon van der Meer ile birlikte Nobel Fizik Ödülünü aldı.

İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk , ışık yoksunluğunun vücutta işlev bozukluğuna yol açtığı teorisine dayanan bir enerji çalışması şeklidir. Her renk kendi frekansı ve titreşimine sahip olduğundan, vücudun belirli bölümlerini tedavi etmek için belirli renk ler kullanılır. Vücut, sırayla rengin titreşim desenine tepki verir ve disfonksiyonu düzeltmek için çalışır. Renk siz bir dünya, ne kadar tatsız tuzsuz olurdu değil mi? Siyah, beyaz bir dünya soğuk ve duygusuz. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yaşamımızın ve sağlığımızın bir parçasıdır, enerjileriyle ruhsal ve fiziksel durumumuzu etkilerler. Her renk kendi titreşimleriyle ışık saçar ve vücut dengeyi korumak için güneş ışınlarından gelen renk leri filtreleyerek ihtiyaç durumuna göre absorbe eder. Terapide renk spektrumunun bir ucunda kırmızı, bir ucunda mavi vardır. Kırmızı canlandırıcı ve uyarıcı etki yaparken, mavi sakinleştirici ve rahatlatıcı etkiye sahiptir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk gördüğümüz renk ler, soğurulmayıp, yansıtılan renk lerdir. Bir ışık huzmesi spektrumun tüm renk lerini kapsar. Örneğin; bir yaprak, yeşil dışındaki tüm renk leri soğurup sadece yeşili yansıttığı için yeşil görünür. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk nde vücutta aktif enerji merkezi olarak çalışan çakraların kendine özel temel renginin olduğu kabul edilir. Kıyafetler iyileştirici özellikleri nedeniyle belli renk lerde seçilebilir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk , terapötik etkiyi artırmak için hidroterapi ve aromaterapi ile birlikte kullanılabilir. Spalar ve holistik hekimler, şifalı esansiyel yağlar eklenmiş ılık yada sıcak suyun ve İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk nde kullanılan parlak tonların yararlarını birleştiren renk banyoları yada suları önerebilir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk renk ler farklı ışık frekanslarından oluştuğundan holistik hekimler bazen belli müzik ve ses terapisi türlerini de birlikte kullanabilmektedir. 49. Titreşimsel Teknik olarak bilinen benzer bir yöntem, renk spektrumu tarafından üretilen sessiz titreşimleri sesli karşıtlarına tercüme etmek için matematiksel bir formül kullanır. Görsel renk ler ile sesli frekans karşıtları birleşince renk frekansının terapötik değerinin arttığı düşünülmektedir. Spektrumun yedi renginden her birine belli bir şifa niteliği atfedilmiştir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk herhangi bir tedavi uygulamadan önce, Ayurvedik tıp uygulayıcıları hastayı eksiksiz şekilde muayene eder ve “prakriti”sini (tabiatını) tespit etmek için hasta ile mülakat yapar. Prakriti kişinin ömrü boyunca değişmeden kalır. Tedavi için seçilecek renk lere, kişide üç doshanın (vücut tipleri) dengesi veya dengesizliğine göre karar verilir. Kişinin mizacına ve vücut tipine karşılık gelen üç dosha -vata, pitta ve kapha- bulunur. İnsanların çoğu biri ağır basacak şekilde üç doshanın (tridosha) birleşimidir.

ÇAKRALAR İÇİN RENK TERAPİSİ; Renk lerle şakralar arasındaki ilişki İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı renk lere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. “Chakra” (şakra) adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Daha öncede söylediğimiz gibi vücudumuzda 7 tane şakra, “enerji merkezi” vardır. Bunlar belirli renk lerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan şakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Buna karşın Birleşik Devletler’de tamamlayıcı bir uygulama olarak görülür. Yine de Ayurvedik spalar ve tıbbi uygulamaların sayısının artmasıyla son zamanlarda popülerliği giderek artmaktadır. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk nin yararları geniş ölçüde araştırılmamıştır ve halen alopatik tıp topluluğu tarafından bir yan tedavi olarak görülmektedir. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk Eğitim ve Sertifikasyon Renk terapistleri yada Ayurvedik tıp uygulayıcıları olarak çalışan kişilerin özel bir sertifika yada diploma almalarına gerek yoktur. Dişil Enerjinin Titreşimleri Ayaklarımız ağrıyor, belimiz sızlıyor, zihnimiz karmakarışık, bir türlü bu dağınık odayı toparlayamıyor; iş, görev yada zorunluluk halini alınca da yaşam enerjimizi kaybediyoruz. Bu öyle hemen olmuyor; kirleticileri biriktirme sürecimiz, vücudumuzda blokajların oluşması ruh ve beden halimize göre hızla değişebiliyor. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk özellikle kadınlarda erken yaşlanma, hücre kaybı, menopoz ve ağrılı adet dönemi gibi travma yüklü ruh halleri görülebiliyor. Kadın danışanlarımın çoğu, yaşadıkları zihinsel ve bedensel ağırlıklardan bir an evvel kurtulma arzusuyla geliyor bana. Bedenimiz bir uzmana görünmesi gerektiğini söyler bize; ama çoğu kişi ona kulak asmadığı için ancak zorunlu ilaç kullanımına ramak kala bir uzmanın kapısını çalar. Sorunlarımızın özüne inmek, tarafsız bir analiz ve sağduyu ister. Bunu her zaman başaramayız. Takılıp kaldığımız ağrılı regli dönemleri yada aşırı sinir halleri, hormonlarımızın nasıl da tahribata uğradığını bize bir kez daha gösterir. Kontrol edilemez bir hal aldığında ise bir uzmana gitmek ve destek alma zamanı gelmiştir. Kadınlar için İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk , İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk biz kadınların en çok haz aldığı haller, bir buket çiçeğin narinliğinde, özel bir kokunun en alt notasında gizlidir. Birçoğumuz sevilmek için yanıp tutuştuğumuz halde bir kuru dal bile alamayan ruh halimizin içinde kıvranır dururuz. Bazen “Bir kuru dalını mı gördüm”diye dile getiriveririz oracıkta.Bir kuru dala bile hasret kalmış dişil enerji oracıkta bırakıverir tüm cesaretini ve üretim gücünü. Çiçeklerin ve renk lerin eş duygu durumları için hazırlanmış preparatlarını sabah, akşam dil altınıza damlatmak ve akşamları ılık bir banyodan sonra kendi başınıza bile yapabileceğiniz birkaç basit masaj tekniğini uygulamak şifa kanalınızı açmanızı sağlar. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk (kromaterapi) kaç seanstan oluşur? İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk , ilk konsültasyondan sonra, bu konudaki farkındalığınızı geliştirmeyi ve renk leri yaşamınıza nasıl katmanız gerektiğini öğretmeyi amaçlayan 5 seanslık bir çalışma paketi ile başlar. Konsültasyon, terapistinizle aranızda geçen özel görüşmedir; rahatsızlıklarınızı dile getirir, size sorduğu soruları cevaplayarak neden terapiye ihtiyaç duyduğunuzu anlatırsınız. İnsan sağlığında kan basıncını yükselten kızıl renk yine bu seansta terapistinizin vereceği bazı testleri çözersiniz ve terapistiniz bunu analiz eder. Rahat bir konumda oturun veya yatın. Belkemiğinizin düz olmasına özen gösterin. Ayak tabanlarını içe dönük bir vaziyette yere doğru tutun. Gözlerinizi kapatıp derin ve ritmik nefesler alın. Evrenin sonsuzluğundan kopup gelen saf ve beyaz bir ışık girdabının , kafanızdan girip vücudunuzun en uzak köşelerine kadar yayıldığını ve sonra da ayak tabanlarınızdan çıkıp gittiğini varsayın. Kafanızın çevresinde ve üstünde hafif pembelikte ve macenta rengi ağırlıklı bir ışık küresinin oluştuğunu hayal edin. Bu enerji dolu sıcak ışığı, beş kez derin derin soluyun. Ardından tüm dikkatinizi alnınızın orta kısmında toplayın ve sağlık dolu mor rengi beş kez içinize çekin. Yavaş yavaş troit bölgesine gelin. Mavi rengi beş kez hissederek soluyun. Dikkatinizi kalbinizle boğazınız arasındaki bölgeye kaydırın. Serinletici ve taze turkuaz rengini beş kez soluyun. Biraz aşağı inerek kalp bölgesinde huzur dolu yeşil rengi içinize çekin. Şimdi vücudunuzun parlak altın sarısı bir haleyle çevrelendiğini hayal edin ve rengi de beş kez soluyun.

indeks: Renk Meditasyonu, Renk terapisi, fiziksel sağlığı, stres, kas, Doku, Enerji, Ezoterik, çarka, Homeopatik, color, sanat terapisi, alternatif tedavi, Color therapy, zihinsel sağlığı, ruhsal sağlığı, art Iherapy, alternative treatment, renk, zihin, beden, duygu, denge, canlılık, Spor,

.
.

Uyku Kas Ağrılarına Dinlendirir.

Ceviz Kabuğu Suyu Diş Tartarlarına Karşı Faydalıdır.

Hurma Diyabet, Şeker Hastalığına Faydalıdır

Aloe Vera, Gözde Kaşıntı, Kızarıklık ve Göz Nezlesine Faydalıdır.

Hurma, iktidarsızlığa iyi Geliyor

Anne Sütü Gözde Kaşıntı, Nezle, Kızarıklığa Faydalıdır.

Parmak basınç masacı Akupunktur Vucuda Faydalıdır


.

.

Bilgi Kaynaklarımız:

 

www.naturlebens.com

 

www.bitkiveinsan.com
www.faydaliyasam.com

 

www.enerjistmasor.com
www.google.com

UYARI:
Hastaliklari teşhis, tedavi etmek 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve faydali yaşama hakkında tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, faydali yaşama besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Hayata sağlıklı, afiyet içinde, faydali yaşamanız dileklerimizle.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.